*Bu yazı Haim Weinberg’in ‘So What is this Social Unconscious Anyway?’ isimli makalesinin bir kısmının çevirisidir.

Bir grup insanı birbirine bağlayan nedir? Grubun üyelerine aynı gruba ait hissettiren görünmez bağlar nelerdir? İnsanlar neden inşa eder ve uluslara/hayali topluluklara bağlanır? Günümüzde psikoloji, tek kişilik bir psikolojiden iki kişilik bir psikolojiye geçmiştir (Aron, 1996).  Ne zaman iki veya daha fazla kişi bir araya gelse, orada bu kişilerin dahil olduğu ve farkında olmadıkları bilinçdışı ortak bir alan vardır. Böylece, grubun üyeleri tarafından ortaklaşa yaratılan “ilişkisel bilinçdışı” bir süreçten bahsedebiliriz.

Sadece grup etkileşimini oluşturan birden fazla kişi olduğu için değil, aynı zamanda üyeler, bireysel katkılarının ötesinde, grupta ortak bir şeyler yarattıkları için grup analizi uzun zaman önce ‘çok kişili’ psikolojiye taşınmıştır. Bir grupta meydana gelen psişik (ruhsal) aktivite, grubun üyelerinin ruhsallıklarının gruba tek tek eklenmesinden çok daha fazlasıdır. Matris kavramı, bir gruptaki insanların arasındaki bilinçdışı bağlantıya işaret eder. Bion’un temel varsayımları (basic assumptions) (1961) da grup bilinçdışının örnekleridir. Grup regrese olduğunda (gerilediğinde), sanki üyeleri ortak ve gizli bir amaca sahipmiş gibi davranır. Temel varsayımlar (basic assumptions) aynı zamanda topluluğun (grubun) derin kaygılarla baş edebilmek için başvurduğu kolektif savunma mekanizmaları olarak da kabul edilebilir.

Grupların bazı ortak bilinçdışı fantezileri olduğunu ve kolektif savunma mekanizmaları kullandığını kabul edersek, bu durumu daha yüksek sosyal yapılarda, topluluklar ve hatta toplumlarda da göz önünde bulundurmamız gerekir. Bu şu anlama gelmez; büyük gruplar ve toplumlar küçük gruplar gibi davranır. Ancak, grubun bilinçdışının varlığı dolayısıyla, daha yüksek bir topluluğun kendine özgü özelliklere sahip ortak bilinçdışını çıkarsayabiliriz ki bu da toplumsal (kolektif) bilinçdışıdır. Toplumsal bilinçdışı da tıpkı bireylerin bilinçdışı gibi mekanın dışındadır ve zamansızdır

Bu zamansızlık nedeniyle grubun üyeleri ‘burada ve şimdi’ yaşanan ilişkilerde geçmişe ait duyguları yeniden yaşayabilir ve yeniden canlandırabilir. Buna bağlı olarak, sosyal grupların üyelerinin bilinçdışı biçimde kendi topluluklarının geçmiş olaylarla ilişkili eski duygularını yeniden yaşadıkları ve canlandırdıkları durumlar içinde yeniden deneyimledikleri söylenebilir.

Gerileten koşullar ortaya çıktığında (savaş zamanları veya diğer sosyal tehlikeler gibi) bu bilinçdışı fanteziler ve endişeler toplumun büyük bölümünün davranışlarını etkileyebilir.  Filogenetik ve ontogenetik olarak ‘Toplumsal Bilinçdışı’ bireysel bilincin önünde geldiğinden, paylaşılan bilinçdışı tamamen yabancı kişiler arasında gelişebilir ve böyle olduğu da görülür.  

Bu fenomen küçük bir grupta açıkça görülür; bir analitik grubun üyelerinin tanışmadan önce bile pek çok ortak yönü vardır. Rahatsızlıkları ne kadar heterojen olursa olsun, bu doğrudur. Onlar, Foulkes’ un “temel matris” dediği (Foulkes, 1986: 131) türlerin biyolojik özellikleri ve kültürel olarak sıkıca saklanmış değerler ve tepkiler bakımından ortaklaşırlar. Benzer temel matrisler daha büyük ve sosyal gruplarda da vardır: her grup kendi temel matrisini üretir.