Otto Kernberg, bu grupta depresif mazoşistik kişilik bozukluğu, sadomazoşistik kişilik bozukluğu ve ilkel kendine yönelik yıkıcılık olmak üzere üç ayrı alt patoloji tanımlar.

Depresif mazoşistik kişilik, nevrotik karakter patolojisinde en sık görülen karakter özellikleri kümesini oluşturur. Bu bozukluk, 3 tipte karakter özelliği sergiler. İlk olarak, uzlaşmaz bir üstbenliğin varlığını yansıtan özellikler vardır.  İkinci olarak; diğer insanlardan sevgi, destek ve kabul görmeye aşırı bağımlılık sergiler. Üçüncüsü, saldırganlığın ifadesinde güçlük çekerler. 

Bu kişiliktekilerin üstbenlik özelliği, aşırı ciddi, vicdanlı ve iş performansı, sorumluluklarıyla fazla ilgili olma eğilimi içindedir. Bu onların çok güvenilir ve kendilerini çok sert yargılama eğiliminde olmalarına sebep olur. Kendileri için aşırı derecede yüksek standartları vardır ve mizah duygusundan yoksun olmaları ile sıkıcılık görülebilir. Bu yüksek standartlar, bilinçdışı olarak kendilerini acı verecek ya da sömürülecek koşullara sokma eğilimiyle birleşebilir. Bu durumda, küçük düşürüldükleri ya da değersizleştirildikleri duygusunu haklı çıkaracak bir dış gerçeklik yaratmış olurlar ya da bu koşulların devamını sağlarlar.

Sevgi, destek ve kabul görmeye aşırı bağımlılık nedeniyle bunları elde etmek için aşırı çaba harcarlar. Çünkü, sevilen ve ihtiyaç duyulan nesneye yönelik bilinçdışı çift değerlik yaşarlar ve bu da onlara karşı ölçüsüz bir suçluluk duygusu yaşamalarına sebep olur. Narsisistik kişiliğin tersine, depresif mazoşist kişilik beklediği destek, sevgi ve kabul geldiğinde derin bir minnet ve sevgiyle karşılık verebilir. Reddedilmiş ve incitilmişlik duyguları yaşadıkları zaman, ki bunlar görece küçük anlaşmazlıklara karşı tepki olarak gelişebilir, sevilen nesneye suçlu hissettirmek üzere bilinçdışı davranışlar sergileyebilirler. Sonuç olarak bu durum, bir kısır döngü oluşturarak yakın ilişkilerde ağır sorunlar yaşamalarına ve sevilen nesnenin sevgisini kaybetmeye bağlı olarak klinik anlamda depresyon başlatabilir. 

Saldırganlığı ifade etmede güçlük yaşadıkları için normal olarak öfke uyandıracak durumlarda depresif tepkiler geliştirler. Gereksinim duydukları ve onlar tarafından reddedildiklerini hissettikleri kişilere karşı ‘haklı’ saldırılarda bulunma eğilimleri vardır. Bu saldırıları depresyon izler ve ardından boyun eğici, aşırı uyumsal davranış dalgası yeniden kendini göstererek bu kez kendilerine yönelik ikinci bir kızgınlık dalgası başlar.

Özellikle ödipal olmak üzere çocuksu çatışmalardan türeyen üstbenlik baskılarının sebep olduğu ahlaki mazoşizmin klinik görüngüsü olarak tanımladığı depresif mazoşistik kişilik temel olarak bu özelliklere sahiptir. Bu kişilik yapısı, cinsel deneyime yalnızca nesnel ya da simgesel bir acı çektikleri durumlarda katlanabilirler. Nevrotik düzeyde gerçek bir mazoşistik sapkınlık eşlik edebilir ancak etmediği durumda mazoşistik mastürbasyon fantezileri ve mazoşistik cinsel davranışlar görülür.

Sadomazoşistik kişilik bozukluğunu ise sınır kişilik örgütlenmesi gösterdiğini söyleyen Kernberg, bu kişilerin aynı nesneye karşı birbiriyle dönüşümlü olarak mazoşistik ve sadistik davranışlar gösterdiklerini belirtir. Diğer bir deyişle bu kişiler aynı nesneye karşı bir yandan kendilerinin küçük düşürülmesine, aşağılanmasına izin verecek biçimde davranırken diğer taraftan da sadistik saldırılarda bulunurlar. Bağımlı oldukları kişilere yönelik kendi saldırganlıklarını haklı göstermek için adeta uğraşırlar. Bir anlamda, ‘yardımı reddeden yakınıcı’dırlar (Frank vd. 1952). Bu sebeple, iş hayatında, sosyal ilişkilerde ve yakın ilişkilerde kronik başarısızlık yaşarlar. 

Narsisistik kişilik işleyişinin tersine, sadomazoşistik kişilik diğer insanlarla ilişkilerinde derinlikli yatırım yapma kapasitesine daha fazla sahiptir, bağımlıdırlar ve diğerlerine sıkıca sarılırlar. Hem ödipal hem de pre-ödipal ağır çatışmalar yaşarlar. Arkaik anne imgeleri sadistik, sahtekar ve denetleyicidir ve fakat bu imgeye bir iç bağımlılık söz konusudur.

İlkel kendine yönelik yıkıcı davranış gösteren diğer bir grup hastayı ise üstbenlik gelişimin olmadığı buna karşılık ilkel saldırganlığın yoğun görüldüğü, tüm ruhsal dünya yapılarının ilkelleştirildiği, libidinal ve erotik uğraşların saldırganlığın hizmetine verildiği bir ruhsal yapıda betimler. Bu yaygın yıkıcılıklarından güç elde ettiklerini ve diğerlerine gereksinim duymama, özerk olma halini duyumsamanın onlar için bir zafer olduğunu söyler. Kendilerinde ve diğerlerinde sevgi, minnet, şefkat ve yakınlık duygularını yok etmek için açıkça çaba sarf ettiklerinin görüldüğünü belirtir.

Mazoşistik karakter patolojisini bir boyut olarak ele alan Kernberg’e göre, bu boyutta şiddetli kutba doğru ilerledikçe üstbenlik bütünleşmesinde kademeli bir azalma olur. Diğer bir deyişle, ilkel ve şiddetli saldırganlık arttıkça, nesne ilişkileri ve savunma işlemleri de ilkelleşir.

Özetle Kernberg, mazoşistik sendromları nevrotik ve sınır kişilik örgütlenmeleri düzeyinde iki farklı grupta incelemiş olur. Nevrotik kişilik örgütlenmesi düzeyinde depresif-mazoşistik kişilik bozukluğu, mazoşistik tutkunluk ve mazoşistik sapkınlık yer alırken; sınır kişilik örgütlenmesi düzeyinde sadomazoşistik kişilik bozukluğu, kendine yönelik yıkıcılık ve/veya gerileyici özelliklerle birlikte görülen cinsel mazoşizm,  son olarak da kendine zarar verme ve kendini kurban etmenin uç şekilleri bulunur.

Normalliğin ve patolojinin tüm düzeylerinde cinsel yaşamın bir parçası olarak mazoşistik özelliklerin evrensel olduğunu söyleyen Kernberg,  şöyle bir ayrıma gider: Mazoşizmin nevrotik düzeylerinde saldırganlık erotizmin hizmetindedir; sınır düzeyde ise tersi biçimde erotizm saldırganlığın hizmetine girer. Dahası, mazoşizmin en derin düzeyinde, erotizm tümden silinir ve alanı, neredeyse saf bir saldırganlık ortamına bırakır. Benlik örgütlenmesi, nesne ilişkileri, üstbenlik gelişimi, narsisistik örgütlenme ve çok biçimli sapkın çocuk cinselliğinin bütünleşme derecesi hep birlikte mazoşistik patolojinin düzeyini ve klinik özelliklerini belirler.

Ahlaki mazoşizmin ve nevrotik düzeydeki mazoşistik sapkınlığın temelinde hadım edilme kaygısı ve ensestiyöz çatışmaları içeren ödipal dinamikler bulunur. Ayrıca normal ve patolojik narsisizm kavramları da mazoşizmi anlamada önemlidir. Mazoşistik teslimiyet, narsisistik bir doyum sağlar; depresif-mazoşistik kişilik, haksız davranışlara maruz bırakılma duygusundan narisistik bir doyum sağlayarak, nesneye karşı gizli bir ahlaki üstünlük duyar. Normal cinsel doyum, başarı veya yaratıcılık için kendini cezalandırarak ödenen bedel, aynı zamanda üstbenliğin onayını alarak kendilik saygısında bir artışa yol açar. Ancak Kernberg, tüm bu açıklamalarına şunu da ekler: tüm nevrotik karakter oluşumlarının böylesi bir narsisistik işlevi vardır. Dolayısıyla mazoşizm ve narsisizm arasında özgül bir bağlantıdan söz edilemez.

Kaynakça

Kernberg, Otto. Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık. Metis Yayınları. İstanbul. 2000.