Klinik psikolog, süpervizör, eğitim analisti ve grup analisti olan Smadar Ashuach (2012), kardeşler hakkında yazdığı bir makalesinde* psikanalitik literatürün bu konuda seyrek olduğunu söyler ve fakat literatürde zaman içinde ortaya çıkan zenginleşmeye de işaret eder.

Peki özellikle gruplarda belirgin biçimde ortaya çıkan ve grup analizi süreçlerinde derinlemesine ele alınabilir olan kardeş ilişkileri niçin psikanalitik literatürde belki de hak ettiği yeri bulamamıştır?

Ashuach, bu soruya kardeş ve akran ilişkilerinin yatay niteliği, diğer bir deyişle ebeveyn-çocuk ilişkisine gönderme yapan dikey aktarımdan yoksun olması, üzerinden bir açıklama getirir.

Yazar söz konusu makalede ‘Ben kardeşimin bekçisi miyim?’ sözünü başlık olarak tercih etmiştir. Okuru, Habil ve Kabil’in hikayesine, oradan kardeş kıskançlığına ve kardeş katline götüren başlık, bu tragedyaların daha küçük yansımaları olan kardeş travmaları ile analitik grup alanında nasıl çalışıldığını ve böylece onarımın mümkün olduğunu ele alan makaleye doğru merak uyandırıyor.

Grup analizi literatüründe önemli bir yere sahip olan bu yazı henüz Türkçe’ye tercüme edilmemiş olsa da konuyla ilgili olan meslektaşlar için makalenin künyesi şöyle:

*Smadar Ashuach. Am I My Brother’s Keeper? The Analytic Group as a Space for Re-enacting and Treating Sibling Trauma. Group Analysis, vol. 45, 2: pp. 155-167. , First Published May 22, 2012.