Haim Weinberg, ‘So What is this Social Unconscious Anyway?’ isimli makalesinde bir grup insanı birbirine bağlayanın ne olduğunu, grubun üyelerine aynı gruba ait hissettiren görünmez bağların neler olduğunu sorarak toplumsal bilinçdışı kavramını tartışır. Weinberg, sorularını biraz daha ileriye taşıyarak insanların neden inşa ettiğini ve uluslara/hayali topluluklara bağlandığı hakkında da düşünür.

Günümüzde psikoloji, tek kişilik bir psikolojiden iki kişilik bir psikolojiye geçmiştir (Aron, 1996).  Weinberg, toplumsal bilinçdışını tam da bu karşılaşmada konumlandırarak şöyle söyler: ‘Ne zaman iki veya daha fazla kişi bir araya gelse, orada bu kişilerin dahil olduğu ve farkında olmadıkları bilinçdışı ortak bir alan vardır. Böylece, grubun üyeleri tarafından ortaklaşa yaratılan “ilişkisel bilinçdışı” bir süreçten bahsedebiliriz.

               Ona göre grup analizi uzun zaman önce ‘çok kişili’ psikolojiye taşınmıştır. Çünkü grup etkileşimini oluşturan birden fazla kişi vardır ama bunun da ötesinde üyeler, bireysel katkılarının dışında grupta ortak bir şeyler yaratırlar.

Weinberg, toplumsal bilinçdışının da tıpkı bireylerin bilinçdışı gibi mekanın dışında ve zamansız olduğunu söyler. Ona göre tam da bu zamansızlık nedeniyle grubun üyeleri ‘burada ve şimdi’ yaşanan ilişkilerde geçmişe ait duyguları yeniden yaşayabilir ve yeniden canlandırabilir. Buna bağlı olarak, sosyal grupların üyelerinin bilinçdışı biçimde kendi topluluklarının geçmiş olaylarla ilişkili eski duygularını yeniden yaşadıkları ve canlandırdıkları durumlar içinde yeniden deneyimledikleri söylenebilir.

Savaş zamanları gibi grupları gerileten koşulları da ele alan Weinberg, söz konusu bilinçdışı fantezilerin ve endişelerin toplumun büyük bir kısmını etkilediğini belirterek paylaşılan bilinçdışının tamamen yabancı kişiler arasında gelişebildiğini filogenez ve ontogenezi temel alarak ileri sürer. Bu durumun küçük gruplarda açıkça gözlenebilir olduğunu analitik grupları örnek göstererek açıklar. Bir analitik grubun üyelerinin tanışmadan önce bile pek çok ortak yönü olduğunu belirtir. Foulkes’un ‘temel matris’ kavramına gönderme yaparak şöyle söyler: Her grup kendi temel matrisini üretir.

İleri okuma yapmak isteyenler için makalenin künyesi şöyle: Haim Weinberg (2007). ‘So What is this Social Unconscious Anyway? Group Analysis 40(3):307-322