Psikanalitik ve Psikodinamik Psikoterapiler

Bilinçdışını merkeze alır. Kişinin güncel yaşantıları ve dış dünyada deneyimledikleri, içsel yaşantılar (iç dünya) ekseninde bir çeşit kazı çalışması, keşif ve yeniden inşaa süreci içinde ele alınır. Geçmiş ve güncel yaşantıların bağlantıları, terapi sürecinde ortaya çıkan malzemeler ve dinamiklerle kurulur.

Yönlendirilmiş ve yapılandırılmış, telkine dayalı, bilinç düzeyinde ilerleyen terapilerden (Bilişsel Davranışçı Terapiler vb.) farklı olarak semptom yani belirtiye doğrudan müdahale ederek değil, belirtilerin kökenine inme çabasıyla kalıcı değişim ve dönüşümü hedefler. Bu nedenle uzun süreli (yıllara yayılan) bir çalışma gerektirir.

Terapi sürecinin çerçevesi çalışmanın en temel unsurudur. Belirlenen sıklıkta, gün ve saatte, yüz yüze, kurulmuş bir sabitlik içerisinde seansların sürdürülmesi önem taşır. Terapi sürecinde danışanın terapiste karşı ortaya çıkan duygu ve düşüncelerinin geçmiş ilişkilerle bağlantılarının keşfedilmesi ve çalışılması, aktarım ilişkisi içinde değişim ve dönüşümün mümkün olmasını sağlar.

Yüz yüze çalışılmakla birlikte bireysel olabildiği gibi, analitik grup ortamında psikanalitik grup terapileri (Grup Analizi) (İstanbul Grup Analizi Derneği- IstGA) çerçevesinde de olabilir.

Divanda (İstanbul Psikanaliz Derneği, Psikeİstanbul) en az haftada üç sıklıkla sürdürülen psikanaliz süreci ise kişinin divanda, analistin ise onun arkasında olduğu, tamamen serbest çağrışımlarına kendini bırakabileceği bir analitik ortamda yine çerçevenin esas olduğu bir eksende sürdürülür.