Birçok kişinin hayatında çeşitli zamanlarda evham, takıntı veya kaygılar olabilir. Bunlar genelde gelip geçici durumlardır ya da kişinin gündelik hayatını, ilişkilerini, iş ve toplumsal yaşamını ileri düzeyde etkilemezler. Takıntılı düşünceler ve yarattıkları kaygı kişinin gündelik işlerini sürdürmesinde zorluk yarattığında Obsesif Kompulsif Bozukluk adı verilen bir ruhsal rahatsızlık düşünülmelidir.

OKB, obsesyon olarak adlandırılan takıntılı düşünce, dürtü veya imgeler ile kompulsiyon olarak adlandırılan yineleyici davranışlardan oluşan ruhsal bir hastalıktır.

Obsesif kompulsif bozuklukta içgörü üç şekilde olabilir. İç görüsü iyi olan kişi inanışlarının gerçek olmadığının farkındadır. Buna karılık iç görüsü kötü olan kişi inanışlarının ‘olasılıkla’ gerçek olduğunu düşünür. Farklı olarak, iç görüsü olmayan/sanrısal inanışları olan kişi ise inanışlarının gerçek olduğuna ‘kesin olarak’ inanmaktadır.

Belirtiler

Obsesyonlar: Pislik, kirlenme, mikrop bulaşmasından korkma, eşyalarını düzenleme, simetrik yapma, çevresine zarar vermekten korkma, yanlış yapmaktan korkma gibi sıralanabilir.

Kompulsiyonlar: Eylemsel kompulsiyonlar şu şekilde örneklendirilebilir: Tekrar tekrar yıkanma, sürekli ellerini yıkama, el sıkışmayı veya kapı kolunu tutmayı istememe, kapı kilidi, ocak gibi eşyaları sürekli kontrol etme. Zihinsel kompulsiyonlar ise eşyaları belirli bir biçimde simetrik olarak düzenleme, günlük rutinleri belirli bir sıraya göre yapma, belirli cümle ve inanışları sürekli olarak tekrarlama, değerli olamayan veya işe yaramayan eşyaları toparlama, işlerini veya o anlık uğraşlarını belirli sayıda yapma şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bulaşma obsesyonları ve temizlik kompülsiyonları, en sık görülen tipidir. Kişinin kendisine mikrop, kir, kimyasal madde, idrar veya dışkı bulaşacağına dair yoğun kaygıları vardır. Bulaş olduğunu düşündüğü durumlarda sık ve uzun süreli temizlenme ve yıkanma davranışları olur. Kişi bulaşmayı engellemekle ilgili yoğun tedbirler alabilir. İnsanlarla el sıkışmaktan kaçınma, toplu taşıma araçlarını kullanamama, paraya, kapılara dokunamama gibi davranışlar ile buna eşlik eden günde en az 1-2 saat süren el yıkama, tuvalet ve banyoda saatlerce kalma gibi kompülsiyonlar görülür. Kişi çoğunlukla bu davranışlarını abartılı olduğunu bilir ancak bunlara engel olamaz.

Kuşku obsesyonları ve kontrol etme kompülsiyonlarında ise kişi sürekli bir şeyleri yapıp yapmadığından şüphe eder ve emin olmak için aşırı bir kontrol etme davranışına yönelir.  Ocağı, kapıyı, ışığı açık unutmuş olacağından şüphe edip defalarca kontrol edebilir.

Dini içerikli obsesyon ve kompülsiyonlarda kişinin aklına istemediği halde sürekli dini içerikli düşünceler gelir ve bu düşünceler çoğunlukla inancına aykırıdır. Yoğun suçluluk ve günahkarlık duyguları bunlara eşlik edebilir. Genellikle ibadet sırasında görülürler. Örneğin namaz kılarken Allahın varlığından kuşku duymak gibi.

Cinsel içerikli obsesyonlarda kişinin aklına rahatsız edici bir şekilde cinsel içerikli düşünceler ve hayaller gelebilir, uygun olmadığını düşündüğü yer ve zamanlarda cinsel içerikli davranışlar yapma ihtimalinden kaygı duyabilir.

Zarar verme ve saldırganlık obsesyonları şeklinde ortaya çıkan OKB türünde ise kişinin çevresindekilere, aile fertlerine istemeden zarar vereceği veya saldıracağı yönünde obsesyonları olur. Kontrolünü kaybedeceği korkusuyla evdeki kesici-delici aletleri uzaklaştırma gibi önlemler alabilir.

Düzen obsesyon ve kompülsiyonları türünde kişi çoğunlukla eşyalarını düzenlemek için uzun zaman harcayabilir, simetri ile ilgili obsesyonlar da genellikle bu grupta görülür. Kişinin diğer işlerini yapmasını belirgin biçimde engelleyebilir.

Sayma kompülsiyonları olan kişiler yaptıkları eylemleri belli bir sayıda yapmak zorunda hissederler. Bu kurala uymazlarsa başlarına kötü bir şey geleceğini düşünürler.

 

Tedavi

Obsesif kompulsif bozukluğun iki ana tedavisi vardır. Bunlar psikoterapi ve ilaç tedavisidir (psikofarmakoterapi) . İlaç tedavisi, psikoterapi veya iki tedavi yönteminin birlikte kullanılması OKB semptomlarını büyük bir ölçüde azaltmaktadır. Psikoterapi ile birlikte belirtilerin tekrarlanması engellenebilir ve uzun dönem korunması sağlanabilir. Son yıllarda 3.dalga bilişsel davranışçı terapi modüllerinden olan Metakognitif Terapi obsesif kompulsif bozukluğun terapisinde özgün bir yöntem olarak geliştirilmiştir.